Kış Aylarında Solunum Yolu Enfeksiyonu

Vücut direncinin azalmaya başladığı kış aylarında, gripten bronşite, boğaz enfeksiyonlarından sinüzite kadar pek çok hastalık hem yetişkinleri hem de çocukları etkisine alıyor...

Aralık 25, 2019  

Vücut direncinin azalmaya başladığı kış aylarında, gripten bronşite, boğaz enfeksiyonlarından sinüzite kadar pek çok hastalık hem yetişkinleri hem de çocukları etkisine alıyor...
Özellikle de kapalı ve kalabalık ortamlarda solunum ve yakın temas sonucu hızla yaygınlaşıyor. Havaların soğumasını fırsat bilen solunum yolu enfeksiyonlarıyla karşılaşmaya hazır mısınız?
Grip ölümcül olabilir

Yüksek ateşle başlayıp kas, boğaz ve baş ağrısıyla seyreden gribe, burun akıntısı/tıkanıklığı, bazen de öksürük eşlik ediyor. Yoğun bir yorgunluk hissine neden olan grip tedavi edilmezse, ölümcül de olabiliyor. Aşısıyla yüzde 70-90 oranında önlenebilen gripte, istirahat etmek ve bol su içmek çok önemli. Öksürme ya da hapşırmayla havaya yayılan damlacıklarla ve doğrudan temasla bulaşan grip aynı zamanda kapı kolları, bilgisayar klavyeleri ve telefonlar gibi ortak kullanılabilecek eşyalarla bulaşabilir.
Belirtilerin başlamasından önceki 24 saat ve sonraki beş gün kişinin bulaştırıcılığı vardır. Gribin belirtileri arasında ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırık, öksürük, baş ağrısı, kaslarda, eklemlerde ağrı ile halsizlik sayılabilir. Genellikle 1-2 hafta içinde iyileşme görülür. Ancak yaşlılarda, diyabetlilerde, böbreğe, kalbe ya da solunum sistemine ait kronik hastalığı olanlarda daha ağır seyredebilir. Bunun yanında zatürre gibi hastalıklara da zemin hazırlayabilir.
‘Bana bulaşmaz’ demeyin
Grip, bir virüs hastalığı olduğundan antibiyotik tedavisine yanıt vermez. Virüse yönelik ilaçlar da erken dönemde faydalı olur. Hastalara bol sıvı almaları ve yatak istirahati önerilir. Bunun dışında,
- Gripli kişilerle temastan kaçınılması,
- Ellerin sık sık yıkanması (örn. tokalaşma sonrası),
- Kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçınılması,
- Sonbahar başlarında grip aşısı önerilir.
Zatürre
Mikroplar veya kimyasallar nedeniyle akciğerlerin iltihaplanması anlamına gelen zatürre, genellikle, mikrop içeren damlacıkların hasta kişinin öksürmesi veya hapşırmasıyla havaya karışması ve kişinin bunu solumasıyla bulaşır. Ayrıca, kişinin ağız, burun ya da boğazında bulunabilen bazı mikroplar da hastalık yapabilir. Belirtileri arasında öksürük, balgam (genellikle koyu renkli), ateş, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve kimi zaman kan tükürme bulunur. Bazen ‘tipik olmayan zatürre’ söz konusu olabilir. Bu durumda ateş fazla ön planda değildir. Baş, vücut ve eklem ağrıları, hatta karın ağrısı olabilir. Tanı için akciğer filmi, kan tahlili ve balgam incelemelerinden yararlanılır.
Yaşlılara dikkat!
Zatürrenin sık sebeplerinden biri olan ‘pnömokok’ isimli mikroplara karşı aşı, risk grubundaki kişilere uygulanır. Bağışıklık yetmezliği olanlar, kronik hastalığı bulunanlar, 65 yaşın üzerindekiler ve dalağı alınmış kişiler, zatürre gelişimi açısından daha büyük risk taşır. Genellikle tek doz aşı yeterlidir, ancak özellikle 65 yaş üzerindekilerde ve bağışıklık yetmezliği olanlarda ilkinden beş yıl sonra ikincisi gerekebilir.
Orta kulak iltihabı (OTİT)
Özellikle soğuk algınlığı, grip ve farenjit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında veya sonrasında bakteri ve virüsler, boğazla kulak arasında uzanan östaki kanalı vasıtasıyla boğazdan orta kulağa geçerek, enfeksiyona neden olur. Kulak ağrısı, ateş ve işitme azlığıyla kendini gösterir. Böyle durumlarda en kısa sürede hekime danışmalısınız.
Sinüzit
Kafatasını oluşturan kemiklerin arasında sinüs denen boşlukların iç yüzeyini kaplayan dokunun enfeksiyonu, sinüzit olarak adlandırılır. Sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası geçmeyen koyu kıvamlı burun akıntısı/tıkanıklığı, sabaha karşı artan öksürük ve giderek artan baş-kas-eklem ağrıları, mide bulantısı ve iştahsızlık gibi şikayetler olurken, ateş de eşlik edebilir. Tam tedavi edilmezse, kronikleşebilir.
Nezleyseniz antibiyotik almayın
Çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında görülen nezle, genelde 1-2 hafta sürebilen bir solunum yolu enfeksiyonudur. Virüsün bulaşması havaya yayılan mikroplarla ya da mikropların olduğu eşyalara temas etmesinin ardından daha sonra elin gözlere/yüze temasıyla olur. Burun akıntısı ve tıkanıklığıyla başlayan hapşırık, boğaz ağrısı, öksürük ve hafif ateşle devam eden belirtileri vardır. Çoğunlukla bir haftada iyileşme sağlanabilir; ancak hastalık iki haftadan uzun sürüyorsa, akla alerjik bir hastalık ihtimali gelmelidir. Nezle bir komplikasyon olarak kulak iltihabı ve sinüzite yol açabilir. Şiddetli sinüs ağrısı, öksürük, balgam çıkarma, yüksek ateş ve nezlenin üzerine eklenen bir bakteri enfeksiyonunu gösteriyor olabilir. Nezle, bir bakteri enfeksiyonu olmadığı için de antibiyotiklerle tedavi edilemez. Tedavide istirahat, bol sıvı alınması, bazı gargara/sprey ya da pastiller ve belirti giderici ilaçlardan yararlanılabilir. Korunmak için havasız ve kapalı ortamlardan kaçınmak ve elleri sık sık yıkamak gerekmektedir.
Öksürüğün süresine DİKKAT!
Bronşit, ‘bronş’ adı verilen büyük havayollarının iltihabi hastalığı anlamına gelir. Hem virüsler hem de bakteriler akut bronşite neden olabilir. Öksürük; 20 güne kadar uzayabilir. Nadiren de bir ayı geçer. Balgam genellikle koyu renkli olur. Akut bronşit, çoğunlukla sigaraya bağlı olandan farklıdır. Kronik bronşit, en az iki yıl üst üste ve bu iki yılın en az üç ayında öksürük ve balgamla seyreden ilerleyici bir rahatsızlıktır.

 

Paylaş:   Facebook, Twitter, Pinterest